yemek etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
yemek etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

18 Şubat 2013 Pazartesi

Köyümden uzak kaldım, çorbalarla avunuyorum...

Yeni işim sebebi ile uzunca bir süredir köye gidemedim... Bu arada hasat mevsimi geldi, eşim sağ olsun zeytinlerimiz toplandı, sıkıldı, dinlenmeye bırakıldı...

O sakin köy günleri, soba başında tıkırdayan çaydanlık sesleri ile örgün örmek bu sene bana hayal oldu...

Hafta sonları da olmadan çalışmak yorucu olmasına yorucu da, beni asıl üzen, mutfaktaki mutlu dakikalara daha az zaman kalması...

Her neyse, dün biraz vaktim oldu, bir bezelye çorbası pişirdim kendime... Sebze çorbaları için standarda yakın bir tarif oluştu aslında, onu baz alıp ufak dokunuşlarla renklendiriyorum çorbalarımı... Dünkü nefis bezelye çorbamın tarifi de şu şekilde...

Malzemeler:
1,5 su bardağı bezelye (yazın alıp ayıklayıp dondurduklarımdan)
2 çiçek karnabahar (dolapta ne varsa kontenjanından)
1 büyük ya da 2 küçük kuru soğan
2 diş iri sarımsak
1 su bardağı süt
yarım çay kaşığı toz - tatlı kırmızı biber
çay kaşığının burnu ile zerdeçal
zeytinyağı
tuz
toplam 4 su bardağı et suyu, makarna suyu, su

Yapılışı:
Soğanları ve sarımsakları iri doğrayıp zeytinyağında kavuruyoruz, ufak doğranmış karnabaharları ilave edip biraz daha çeviriyoruz. Üzerine diğer malzemeleri ilave edip düdüklü tencerede 20 dakika kadar pişiriyoruz.
daha sonra blendırdan geçirip üzerine biraz krema gezdirerek ya da kıtır ekmekçikler ekleyerek servis yapıyoruz...

Biz çok sevdik, belki siz de seversiniz... Afiyet olsun...

Fotoğraf: http://www.sibelinkahvesi.com

20 Temmuz 2012 Cuma

Acurlar oldu... Kavanozlara doldu...

Yazın bunaltıcı sıcak günlerinden merhaba...

Ben bahçeye dikmeyi akıl edememiş olsam da komşularım sağ olsunlar acur getirmişler bahçelerinden yeni mahsül, benden aldıkları kayısıların karşılığında...

Dışarıda severek yerim de, kendim yapmak nasip olmamıştı daha önce, acur turşusu kurdum bu yaz ilk defa...

Acurları yıkayıp doğradım. Temiz kavanozlara yerleştirdim. Sonra dolabı kurcaladım, bir adet kapya biber ve 3 adet de fındık turp buldum, onları da yıkayıp dilimledim ve kavanozlara paylaştırdım. Her bir kavanoza iri birer diş sarımsak ekledim ve son dokunuş olarak da birer sap biberiye. eğer evinizde varsa kereviz sapı da çok yakışıyor turşulara, tavsiye ederim.

Sıra geldi turşu suyuna. Ben genellikle turşu suyunu önceden hazırlayıp evde bulunduruyorum, fazla sebzeleri, dışardan söylenen yemeklerin yanında gelen, havuç, turp gibi ürünleri bir kavanoza doldurup turşuyu anında kuruveriyorum, çok pratik oluyor.

Turşu suyu için arzu ederseniz Dr. Oetker'in Turşukur'unu kullanabilirsiniz, ya da kendiniz evde hazırlayabilirsiniz. Tarif kabaca şöyle:

1 çay bardağı kalın tuz
1 su bardağı sirke
10 tane kadar nohut
1 tatlı kaşığı şeker
2,5 litre kaynatılıp soğutulmuş su

Keyfinize göre sirke miktarını arttırabilir ya da limon suyu ilave edebilirsiniz. Yine tane karabiber, kişniş gibi baharatlar ekleyebilirsiniz. Nohut mayalanmasına yardım için konuyor, evde  yoksa kullanmasanız da olabilir.

Hazırladığınız turşu suyunu kavanozlara boşaltın, ağızlarını sıkıca kapatıp güneş almayan bir yerde bekletin. Turşunuz 2-3 hafta içinde hazır olacaktır. Eğer biber turşusu yapacaksanız, biberleri önce iğne ile birkaç yerinden delin. Lahana için de gaz oluşumu olacağından 2-3 günde bir kavanozu sallayıp kapağı açarak çıkan gazı boşaltın.

Kullandığınız kavanoz kapaklarının temiz ve passız olması çok önemli, bunu mutlaka kontrol edin ve gerekiyorsa yeni kapak satın alın. Sirke asitli olduğundan kapaklarınızı daha da eskitecektir.

Afiyet olsun.

29 Mart 2012 Perşembe

Bal kabağı hikayesi

İki senedir bahçeye bal kabağı ekiyoruz... Diğer sebzeler gibi normalde bir pişirimlik aldığımız bal kabağı da bol miktarda ürün verince, alternatif tatlar araştırmalarıma konu oldu.

Kabak tatlısını çok sevsem de, kilolarca kabak tatlısı tüketmek için hevesim yok.

İlk denemem, köydekilerin tarifi ile salçalı yemeğini yapmak oldu. Pek tutmadım ama... Domatesin ekşisi ile kabağa has tatlılığı birbirine yakıştırmadım.

Aklıma gelen seçenekler ve denemelerim için de en başarılı bulduklarımı sizlerle paylaşmak istedim. Tabii ki ilk tarif bal kabağı çorbası.

Malzemeler:
1 büyük kuru soğan
2 diş sarımsak
1 adet iri havuç
2 dilim bal kabağı
1 tatlı kaşığı biber salçası
1 su bardağı süt
et suyu ve su
tuz
çeşitli ot ve baharatlar
Divolio zeytinyağı

Yapılışı:
Soğanı ve sarımsağı doğrayıp zeytinyağında kavurun. Havuçları ekleyip kavurmaya devam edin. Küçük küçük doğradığınız kabakları ekleyin. Biber salçasını karıştırın. Daha sonra süt ve suyu ilave edin. Baharat olarak ben reyhan ve rezene tohumunu kullandım, çok yakıştı. (Başka bir defa da çok az tarçın eklemiştim, o da hoş oldu, ama daha tatlımsı kaldı tat) Son olarak tuzu da ekleyip düdüklüde 20 dakika pişirin. Piştikten sonra el blendırından geçirin.

Çok sağlıklı ve lezzetli bir çorba oluyor. Tavsiye ederim.

Çok başarılı ve ev halkının tümü tarafından sevilen bir tarif ise Sibel'den geldi.

Bal kabaklarını patates kızartmasından biraz iri doğrayıp tuzlu una bulayarak kızartıyorsunuz. Sibel'in tarifinde sarımsaklı yoğurt ile servis yapılıyor, ama biz ona gerek kalmadan yuttuk resmen... Kızartma ilk tercihimiz olmasa da arada yenmesi gereken bir yemek bu.

Kalan kabakları ise reçel yaptık. Bir kısmını ayva ile karıştırarak, bir kısmını ise direk marmelat olarak... Reçel seviyorsanız tavsiye ederim.

Böylece bu seneki kabak maceramızı da kapatmış olduk... Seneye Allah kerim...

22 Mart 2012 Perşembe

Focaccia

Focaccia bir çeşit İtalyan pidesi, benim onunla ilk tanışmam Floransa'da, Santa Croce meydanındaki pazarda olmuştu. Pazarcılardan aldığımız zeytin, turşu gibi atıştırmalıkların yanında birer dilim de Focaccia yemiştik.

O zamandan beri aklıma geldikçe derin bir "aaaahhhh" çekmeden duramam...

Bugün nihayet o fırsatı bulduk ve eşimin İtalya'da yemek kursunda öğrendiği tarifi evde pişirebildik.

İşte o tarif:

Malzemeler:


- 5 g instant ya da 20 g yaş maya
- 550 ml su (oda sıcaklığında)
- 300 g yüksek glutenli un (maalesef marketlerde böyle bir un bulunmadığı için tamamında beyaz un kullandık biz)
- 700 g beyaz un
- 25 g şeker
- 60 - 80 g zeytinyağı
- 20 g tuz

Yapılışı:


Tuz hariç tüm malzemeleri elde 20 dakika kadar yoğurun. Tuzu da ekleyerek 2 dakika daha yoğurun. Derin bir kaba koyarak üstünü strech film ile kapatın ve ılık bir ortamda mayalanmaya bırakın. Hamur 2 katına çıktığında (yaklaşık 2 saat sonra) fırın tepsisine parmaklarınızla yayın ve 30 dakika daha bekletin.

Fırına vermeden önce üzerinde parmaklarınızla oyuklar oluşturun (bizim ramazan pidelerinde olduğu gibi). Taze adaçayı, biberiye yaprakları ve deniz tuzu ile süsleyin, biraz da zeytinyağı gezdirin. 200o C fırında 18 dakika pişirin.

Focaccia için hazırladığınız hamuru aynı zamanda pizza hamuru olarak da kullanabilirsiniz. Bu durumda mayalanmış hamuru daha ince açarak üzerine domates sosu, zeytinyağı ve kekik karışımı sürün. Mozarella dilimleri ve istediğiniz malzemelerle süsleyin. 200o C fırında 15 dakika pişirerek servis yapın.

21 Aralık 2011 Çarşamba

Yeşil domates çorbası

Bu tarifi ilk olarak Yemekli Vagon'da görmüştüm. Ancak önce yeşil domates pilaki, bir sonraki seferde de yeşil domatesin kavurmasını (soğan ve domatesler zeytinyağında kavrulup sarımsaklı yoğurt eklenerek servis yapılıyor.) yapınca, çorba üçüncü haftaya kaldı.

Her neyse, Bahar'ın Bahçesi'nden bu hafta toplanan yeşil domatesler bugün çorba halinde beğeniye sunuldu. Evdeki testten alnının akı ile geçince sizlerle paylaşılmaya layık görüldü.

Her ne kadar orijinal tarife bağlı kalmak istesem de son dakika dokunuşları ve bizim evin pişirme adetleri tarifi biraz değiştirdi. İşte benim tarifim:

Malzemeler:
500 g doğranmış yeşil domates
2 tatlı kaşığı tam buğday unu
2 su bardağı süt (oda sıcaklığında)
2 su bardağı su veya et suyu
1 tatlı kaşığı biber salçası
2 diş sarımsak
çok az tarçın
Divolio sızma zeytinyağı
tuz

Yapılışı:
Un ve zeytinyağını karıştırın. Un pembeleşene kadar kavurun. Üzerine yavaş yavaş sütü ilave edin. Bu aşamada dikkatli olmak, sütü yavaş boşaltmak ama hızlı karıştırmak lazım, un topaklanabilir. Kalan malzemeleri ilave edip pişmeye bırakın. İstenilen kıvama gelince altını kapatın ve el blenderinden geçirin. Çorbanız servise hazır.

Orijinal tarifte tereyağı vardı, bizim evde pek kullanılmıyor tabii. Bir de aynı şekilde beyaz un da pek tercih edilmiyor. Çorbalarda yoğun un tadını sevmediğim için miktarı da epey azalttım. Tarifte ne soğan ne de sarımsak vardı, ancak son saniye yine de 2 diş sarımsak eklemeden duramadım. Alışkanlık işte. Son olarak kapağı kapamadan önce şeytan dürttü, tarçın diye fısıldadı kulağıma, kıramadım. Benimki de böyle bir çorba oldu işte...

Afiyet olsun hepimize.

Fotoğraf: http://cicekbakimi.blogcu.com

17 Aralık 2011 Cumartesi

Zeytinyağlı Brüksel Lahanası

Başka hiç bir sebze yok ki görüntüsünün ele verdiğinden bu kadar farklı, bu kadar güzel bir lezzeti olsun. O görüntü nedeni ile yıllarca uzak durdum Brüksel lahanasından... Sanırım son 5 yıldır yiyorum. Ancak bugün nasıl pişirsem diye tarifleri karıştırarak biraz kafa yordum, bildiğimin dışına taşsam biraz diye, her zamankinden daha harika bir sonuç aldım. Paylaşmadan edemeyeceğim.

Malzemeler:
Soğan
Sarımsak
Brüksel lahanası
Havuç
Patates
Biber salçası/ Domates püresi
Limon suyu
Süt
Divolio natürel sızma zeytinyağı
Su ve tuz

Hazırlanışı:
Brüksel lahanasını yıkadıktan sonra diplerini ve gerekiyorsa dış yaprağını kesin. İkiye bölün. Doğranmış soğan ve sarımsağı zeytinyağında öldürün. Halka doğranmış havuçları ilave edin biraz çevirin. Brüksel lahanasını ekleyin, kavurmaya devam edin. Küp şeklinde doğranmış patatesleri ekleyin. Ben her zaman 1 tatlı kaşığı biber salçası kullanıyorum yemeklerime renk versin diye, üstüne de domates püresi ekliyorum, arzu ederseniz salça da kullanabilirsiniz bunun yerine, ama tat garantisi veremem. 1 su bardağı süt ve yarım çay bardağı limon suyu ekleyin. Tuzunu ilave edin. Üstüne çıkmayacak kadar sıcak suyu da koyup kısık ateşte pişmeye bırakın. Patatesler yumuşadığında yemeğiniz pişmiştir.

Yanında bulgur pilavı da çok iyi gidiyor.

Afiyet olsun.

Bira ile mayalanmış peynirli ekmek

BBC'nin yemek - gezi programlarını severek izleriz genellikle. Bunlardan biri de Hairy Bikers. Bir yandan motosiklet üzerinde gezip bir yandan da yemek yapan iki sakallı amca. İşte geçen akşam onların programında gördük bu ekmek tarifini ve resmen baştan çıktık.

Ben ekmek yapmayı, özellikle de hamuru yoğurma ve mayalandırma kısmını çok severim. Yine de uzun süredir kendimi ekmek makinalarının kollarından alamıyordum, vesile oldu, iyi oldu.

Arzu edenler ekmeğin orijinal tarifini yukarıdaki linkten bulabilirler. Ben kendi uyarladığım tarifi anlatacağım.



Malzemeler:
2 çay kaşığı şeker
1 çay kaşığı toz (instant) maya
250 ml dark bira
260 g beyaz un
160 g tam buğday unu
200 g rendelenmiş çedar peyniri (ben onun yerine eski kaşar kullandım, daha aromalı olsun diye)
75 g rendelenmiş parmesan peyniri
50 g süt tozu (evde yoktu, onun yerine 50 ml st koydum, ancak bu nedenle biraz un daha ilave etemek zorunda kaldım)
1 çay kaşığı tuz (bana biraz az geldi)
1 çay kaşığı hardal tozu (evde olmadığı için direkt hardal kullandım)
1 yumurta
1 çay kaşığı rezene tohumu (evde yok diye üzülürken baharat dolabında bahçede yürürken topladığım arapsaçı tohumlarını buldum. Bir nevi yabani rezene. Bu tarifte de Bahar'ın Bahçesi'nden bir parça olmuş oldu böylece)
üstü için 1 yumurta akı

Yapılışı:
- Şeker ve mayayı bir bardak içindeki biraya ekleyin, biraz karıştırın ve 5-6 dakika beklemeye bırakın.
- Unları, rendelenmiş peynirleri, tuzu, anasonu (toz olarak kullanıyorsanız hardal tozu ve süt tozunu da) karıştırın. Yumurta, hardal, sütü ilave edip iyice karıştırın, sonra biralı karışımı ilave edip yoğurma işlemine geçin. Ele yapışmayan bir hamur olana iyice yoğurun. Gerekirse az miktarda un ekleyin.
- Temiz ve unlanmış bir zeminde 20-25 dakika beklemeye bırakın. Bu işlemin sonunda elastiki, yumuşak bir hamur elde etmeniz gerekiyor. Bekleme sonunda hazurum üstü çok kuruduysa çok az ılık su ile nemlendirin.
- Bu sürenin sonunda hamuru pişireceğiniz tepsiye yerleştirin. Bıçakla üstüne çizikler atın, ıslak ince bir bez ile üzerini örtüp ılık, kuru, cereyansız bir yerde 2 saat bekletin. Mayalanma tam olduğunda hamur yaklaşık 2 katına çıkacaktır. Daha yoğun bir ekmek için daha kısa süre bekletmelisiniz.
- Bu arada fırını 200oC'ye ısıtın. Kabarmış hamurunuzun üzerine yumurta akını sürün ve fırına yerleştirin.
- Kabuğun çıtır olması için fırına bir kase içinde buz ilave edebilirsiniz.
- Kabuk altın sarısı rengini aldığında (yaklaşık 20-25 dakika) fırından alın. Biraz soğuduktan sonra tepsiden çıkartın.
Afiyet olsun... Bize oldu :)

Fotoğraflar bizim ekmeğe ait. Kusura bakmayın, tatma hevesim ön plana geçti, önce yedik, sonra fotoğraf çektik...

2 Aralık 2011 Cuma

Yeşil domates pilaki

Bahar'ın bahçesine resmen kış geldi. Bahçeyi bozmanın da vakti geldi haliyle. Canım nar ağaçları dallardan ibaret kaldı, 3-5 armut ağacı kırmızı yapraklarını tutmaya çalışıyor, kasımpatılar bile soldu.

Haliyle, bahçede son kalan 3-5 kök yazlık sebze de değerlendirilecek ve bahçe dinlenmeye bırakılacak, pırasa, kereviz ve bal kabaklarının olduğu kısım hariç.

Her sene içim acırdı, kızarmaya vakit bulamamış o yeşil domatesleri toplayıp değerlendirme kısırlığı yaşarken. Hani sadece turşu kurmak kesmiyor beni.

Bu sene tesadüfen blogları gezerken rastladım ilk olarak bu tarife: Yeşil domates pilaki Şemsa Hanım, çok güzel anlatmış kulaktan dolma tarifini. Anlayana yeter aslında onun tarzı, ama ben biraz daha aradım bloglarda, meğer çeşit çeşit tarifi varmış yeşil domates yemeğinin, hatta çorbası bile.

Her neyse, birkaç blogdaki tarif hoşuma gitti, kendime göre sentezleyip pişirdim ben de... Heyecanla, merakla.

Domatesler bahçeden olunca, çeşit çeşit domates girdi tabii benim pilakiye, salçalık armut domates, dilim dilim tarla domates, pembe domates...

Biri iyice kızarmaktan büzüşmeye yüz tutmuş, biri tam kızaramamş iki tane kapya biber, yapraksız dalından bana mahzun mahzun bakan 2 adet de sivri biber toplayıverdim, yakışır diye...

Pirinç pek makbul değildir bizim evde, o nedenle bulgur kullanıyorum.

Soğanları ve sarımsakları ince doğradıktan sonra biraz Divolio sızma zeytinyağı ile kavurdum, jülyen doğranmış biberleri ekleyip kavurmaya devam ettim, daha sonra da 8'e bölünmüş yeşil domatesleri ekledim. 4-5 dakika suyunu salması için kısık ateşte pişirdikten sonra 1 avuç bulgur, tuz ve 1 yemek kaşığı sirke ilave ettim, biraz da su koyup kaynadıktan sonra kısık ateşte 10 dakika kadar pişirdim.

Servis ederken her pilakiye olduğu gibi kıyılmış maydanoz yakışabilir. Biraz pul biber ve sarımsaklı yoğurtla da lezzeti tamamlanabilir. Turşu mevsiminde denemek için uygun bir tat olduğunu düşünüyorum.

Afiyet olsun efendim.

Görsel: zemberekkusu.wordpress.com

13 Kasım 2011 Pazar

Bahar'ın Bahçesi'nden: Ne olacak bu kerevizler?

Bu sene bahçeye ilk defa kereviz ektik. Çok da değil, 5-6 kök, ama sulandıkça nefis yaprakları da mis gibi gösterdi kendini. Kerevizler köklerini büyütürler mi bilemiyorum bizim taşlı bahçeden, ama yapraklarından epey bir faydalandık, faydalanmaya da devam ediyoruz.


İstanbul'da kereviz sadece kök olarak satılır, bu nedenle İzmir'e taşınana kadar kereviz yaprağının yendiğini bile bilmezdim desem, abartmış olmam. Annem maydanoz gibi 2-3 yaprak doğrardı terbiyeli kerevizin içine, o kadar.


Eeee, her hafta bu kadar kereviz yaprağı ile neler yaptık diye sorarsanız:
*) Kuru soğan ile ince kıyılmış kereviz sap ve yapraklarını kavurarak altını kapatıyorum. Sonra üzerine yumurta kırıp karıştırıyorum. Yemeğin kendi sıcağı ile yumurta pişiyor. Biraz pul biber de çok yakışır tabii.

*) Patates ile terbiyeli kereviz yemeği pişiriyorum. İçinde kök kereviz olmadığı belli olmuyor bile.
*) Soğan ve 2-3 sap kereviz yaprağını biraz kavurduktan sonra 1 bardak süt, 3 bardak su ile pişiriyorum. Blender'dan geçirip çorba olarak servis yapıyorum.
*) Taze kereviz yaprakları salataya doğruyorum.
*) 1-2 sap ve yaprağı et suyu çıkartırken içine ilave ediyorum. hem etin kokusunu bastırıyor, hem de ayrı bir lezzet katıyor.

Bunun dışında neler yapabilirim diye düşündüğümde bir de şunlar geliyor aklıma:

*) Kereviz saplarını turşu kurarken kullanabilirim. Mesela patlıcan turşularında görüyorum, kereviz sapı ile sarılmış olduklarını.
*) Kavurması oluyorsa kesin haşlaması da oluyordur. Buharda ya da tuzlu suda haşlayıp, sarımsak, zeytinyağı ve limonla servis edebilirim.
*) Yaprakları kurutup tuz-ot benzeri bir karışıma katabilirim. Buna benzer bir tarifi Figen de vermiş blogunda.
*) Bir de kesin sarımsaklı yoğurt ile bir formül bulunabilir, daha bilmiyorum, deneyeceğim.

Bir de Kereviz neden faydalı onu araştırdım bu arada:

Maydanozgiller familyasından, kökleri ve yaprakları sebze olarak kullanılan kokulu, iki yıllık bir bitkidir. Oldukça besleyici bir sebze olan kereviz A, B ve C vitaminleri ile başta fosfor olmak üzere çinko, bakır, mangan ve selenyum minerallerini içerir. 

Amerika da yapılan deneylerde, kerevizin içindeki kimyasal maddelerin vücudun bağışıklık sistemini güçlendirdiği, canlılarda tümör oluşumunu önlediği ve tümör oluşum riskini % 38 ile % 50 oranında azalttığı gözlemlenmiştir.


- İç salgı bezlerini, özellikle böbrek üstü bezlerini çalıştırır
- Sinir yorgunluğunu engeller
- Kanı temizler
- Akneleri geçirici ve cildi temiz
leyici özelliği vardır
- Cinsel gücü arttırır ve cinsel isteği kamçılar
- Böbrek taşı ve kumunun kolay düşürülmesini sağlar
- Diyet uygulayanların zayıflamasını kolaylaştırır
- Unutkanlığa iyi gelir
- İdrarı söker
- Kan ve süt yapar
- Karaciğeri temizler
- Yüksek tansiyona iyi gelir
- Romatizmayı tedavi edici etkisi vardır
- Uykusuzluğu giderir
- Baş ağrılarını geçirir
- Mideyi güçlendirir

7 Ağustos 2011 Pazar

Domates Salatası (insalata di pomodoro)

Yaz geldi, bahçemizin domatesleri olgunlaştı, soframızı şenlendirmeye başladı. domates sosları, lezzetli sebze yemeklerinin yanı sıra, İtalyan usulü domates salatası da yaz sofralarımızın bir parçası haline geldi, yeniden...

Bu basit ama bir o kadar da lezzetli salata ile ilk Floransa seyahatimizde tanışmıştık. Büyük yarı-kızarmış tarla domatesleri de olur, minik çeri domatesler de olur, yeter ki gerçek gübre ile güneşte kızarmış domatesler olsunlar.

Neler gerekiyor?

3 adet büyük ya da 8-10 adet çeri domates
2 diş sarımsak
balzamik sirke
çiğ tüketime uygun yoğun (intense) karakterde tercihen soğuk sıkma zeytinyağı
tuz

Domatesleri istediğiniz büyüklükte doğrayın, sarımsakları ayıklayıp ince ince kıyarak ilave edin. Üzerine sirke, zeytinyağı ve tuz ilave ederek servis yapın.

Afiyet olsun.

2 Mayıs 2011 Pazartesi

Zeytinyağınızı neşelendirin

Elinize şöyle nefis bir zeytinyağı geçse, hani çıtır ekmeği banıp da yemeğe birebir... Pek çok insan bunu sever... Yine de bazen insanın canı değişik lezzetler de çekebiliyor.

Zeytinyağının etrafındaki kokular çekme özelliği vardır, bu nedenle kokusuz bir yerde saklanması gerekir. Bu özelliği lehimize kullanabiliriz kimi zaman... Evet, piyasada artık pek çok aromalı zeytinyağı var, bunların saf olanları o aromaları veren bitkilerle zeytinin birlikte sıkılmasından elde ediliyor... Yine de evde kendi aromalı zeytinyağlarımızı üretmek de mümkün...

İyi kalite sızma zeytinyağınızın içine arzuya göre birkaç diş sarımsak, taze kekik veya biberiye ekleyebilirsiniz... Acı sevenler için Arnavut biberi de güzel bir çeşit olacaktır. Birkaç saat içinde zeytinyağı bu aromaları çeker. Sarımsaklı zeytinyağınızı börülce salatası, haşlanmış Girit kabağı ya da Ege otları üzerinde kullanabileceğiniz gibi, ekmek banarak da yiyebilirsiniz mesela. Ancak bu yağları az miktarda hazırlayıp kısa bir sürede tüketmenizi önereceğim, sarımsak bir süre sonra acıyabilir...

Yine tatlılarda kullanılmak üzere karanfilli ya da tarçınlı hatta kokulu, etli kabuklusundan bulursanız portakallı zeytinyağı yapmanız mümkün... Oranları damak zevkinize göre deneme - yanılma yöntemi ile kendiniz bulacaksınız tabii ki...

Afiyet olsun.

Fotoğraf: http://www.soframiz.de

21 Nisan 2011 Perşembe

Elma Sirkesi Nasıl Yapılır?

Elma sirkesi ile ilgili yazışmalar vakt-i zamanında Tijen İnaltong'un Mutfakta Zen grubunda yapılmıştı. O zamanlar yeni ev hanımı olarak bu tip işlere çok uzaktım, sadece çok basit bir işlem olduğu kalmış aklımda. Daha sonra aklım başıma gelip de tarif aradığımda pek de tatmin edici tarifler bulamamıştım. Bu nedenle biraz da deneme - yanılma yöntemi ile kendi sirke tarifime ulaştım. Yöntem deneme - yanılma üzerine kurulu olduğu için tarif de biraz öyle...

Öncelikle en iyi sirke elma kabuğundan oluyor, yani elmaları yiyip kabuklarını sirke yapabilirsiniz. Bizim evde elma kabukları ile yendiği için ben hafif buruşmuş, biraz kararmış elmalar ile koçanları kullanıyorum daha çok sirke yapmak için. Elmalar ne kadar olgun ve tatlı ise, sirke o kadar hızlı olgunlaşıyor ve lezzetli oluyor.

Gerekenler:
- Uygun büyüklükte temiz bir kavanoz
- Elma ya da elma kabuğu, hatta elma koçanları
- Maya için biraz sirke (1 kahve fincanı kadar)
- Su

Su ne kadar fazla, elma ne kadar az ise, sirkeniz o kadar geç olur. 2-3 haftada iyi bir sirke elde etmek için kullandığınız elma miktarının yarısı kadar su kullanabilirsiniz.

Sirke oluşumu için gereken şartlar oksijen ve sıcaklıktır. Bu iki şart bakterilerin daha hızlı ve verimli çalışmasını sağlayacaktır. Bu nedenle geniş ağızlı bir kavanoz seçmek daha uygun olabilir. Sıcaklık şartı için ise ben evimin güneş gören mutfak penceresini tercih ediyorum. Hava ile teması arttırmak için kavanozu arada karıştırabilirsiniz.

Tüm malzemeleri kavanoza koyarak ağzını temiz bir tülbentle sıkıca kapamak işlemin başlaması için yeterli. Ancak kavanozun ağzının iyice kapandığından emin olunmalı, aksi takdirde meyve sineğine davetiye çıkacaktır.  Sirke oluşumu sırasında ortaya çıkacak gazlar ise kapalı kavanozları patlatabilir. Dar ağızlı bir kap kullanıyorsanız kapağını kapatmayın. Büyük turşu kavanozlarını kullanıyorsanız, tülbent yerine kapağı kapatabilir ve arada açarak karıştırabilirsiniz. Kavanozu ağzına kadar doldurmayın, hava (oksijen) için birkaç parmak yer ayırın.

Bir süre sonra sirkenizin içinden hava kabarcıklarının oluştuğunu göreceksiniz. Bu işlemin çalıştığını gösterir. Daha sonra yine sirkenin üzerinde şeffaf renkli bir tabaka oluşmaya başlayabilir. Buna sirkenin anası denir. Aslında sirke yapımında çalışan bakterilerin artıklarıdır. Hiçbir zararı yoktur.

Sirkenize lezzet vermek için karanfil, keşniş, vb. çeşitli baharatlardan faydalanabilirsiniz. Bu ilaveleri tercihen 1-2 hafta sonra yapın.

Sirkenin olduğunu düşündüğünüzde tadına bakabilir ve emin olabilirsiniz. Tattığınız sirkenin satın aldıklarınızdan ne kadar farklı olduğuna şaşıracaksınız. Bu durumda posayı süzüp sirkenizi afiyetle kullanabilirsiniz. Sirke biraz bulanık olabilir, içindekiler elma parçacıklarıdır, çok önemsemeyin.

Ben sirkeyi sadece yemek ve salatalarda değil, temizlikte, kireç sökücü ve dezenfektan olarak da kullanıyorum. Tavsiye ederim.

31 Mart 2011 Perşembe

Zeytinyağı yemeklerde nasıl kullanılmalı?


Zeytinyağı ile yemek yapmak biraz da yemek pişirirken şarap kullanmaya benzer. Damak tadınıza uymayan bir şarabı da zeytinyağını da asla yemeklerinizde kullanmayın. Kalitesiz olan damağınızda kötü bir tat bırakacaktır. Tadım denemeleri yaptıkça farkı fark edersiniz.

Zeytinyağı ile yemek yaparken, natürel sızma özel yağları salatalar, soslar ve çiğ tüketim için saklayın. Ayrıca kızarmış ekmeklerin ya da üstü açık sandviçlerin üzerinde de kullanabilirsiniz. Bu zeytinyağını fırın patateste tereyağı yerine kullanabilirsiniz. Natürel sızma zeytinyağı haşlanmış ya da çiğ sebzelerle de harika olacaktır. Servis etmeden önce balık ya da etlerin üzerine de bir fırça yardımı ile sürebilirsiniz.
Sote yaparken ya da kızartmalarda sıradan bir zeytinyağı kullanabilir ya da natürel sızma ile bu yağı karıştırabilirsiniz.

Yeşil zeytinden sıkılmış (erken hasat) bir zeytinyağı çiğ sebzelerle ya da içinde baharatlarla ekmek banarak tüketilebilirken, olgun zeytinden sıkılmış bir zeytinyağı yumuşak tadı ile salatalarınıza daha uygun olabilir.
Yemeklerinizi çok az miktarda zeytinyağı ile pişirip servisten önce üzerine natürel sızma yağ gezdirirseniz yağın lezzeti yemeğinizi taçlandıracaktır.

Aşağıdaki tablodan yararlanarak herhangi bir tarifteki margarin/ tereyağı miktarını zeytinyağına çevirebilirsiniz. Tabloyu bir Amerikan sitesinden (http://whatscookingamerica.net/OliveOil.htm) aldığım için cup ölçüsü var, ancak bu ölçüyü gram ya da bardak ölçüsüne çevirmek çok anlamlı olmayacaktı. Bunu artık yemek pişirme konusunda uzman arkadaşlardan bekliyorum.

Tereyağı/ Margarin
Zeytinyağı
1 tatlı kaşığı
3/4 tatlı kaşığı
2 tatlı kaşığı
1-1/2 tatlı kaşığı
1 yemek kaşığı
2-1/4 tatlı kaşığı
2 yemek kaşığı
1-1/2 yemek kaşığı
1/4 cup
3 yemek kaşığı
1/3 cup
1/4 cup
1/2 cup
1/4 cup + 2 yemek kaşığı
2/3 cup
1/2 cup
3/4 cup
1/2 cup + 1 yemek kaşığı
1 cup
3/4 cup

Derleyen: Bahar ÇELİK TAPKAÇ
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...